26 Şubat 2025 14:25

Petro kimya işçileri grev yasaklarına karşı panelde buluştu

İzmir- Petrol-İş Aliağa Şubesi üyesi işçiler, Çalışma Ekonomisi Doktoru Murat Özveri'nin katılımıyla "Yüksek Hakem Tehdidi ve Grev Yasakları Altında Toplu İş Sözleşmeleri" başlıklı panelde bir araya geldi. "Grev yasaklarına karşı işçiler ne yapacak?" sorusuna cevap arandı.

Türkiye'de iş hukukunun, sendikalar ve iş yasasının öznesinin işçiler olmadığını belirten Özveri, "Türkiye'de sistem iş hukuku ve yasalarla işçileri sendikasızlaştırma sistemidir. Uluslararası sözleşmelere göre de sendika demek, grev hakkı ve TİS demektir. Kolektif hakların bölünmezliği ilkesine göre grev hakkı işçileri patron karşısında güçlü kılan, ayırt edici bir unsurdur" dedi. Petro-kimya işkolunun iş kanunu ile grev yasağı kapsamına alınma sürecini anlatan Özveri, "6356 sayılı kanunla petro-kimya tesislerindeki grev yasağı bir sınırlama değil, grev hakkının özüne aykırı bir yasaktır. Bu tür yasaklamalar Türkiye'nin imzacısı olduğu uluslararası sözleşmelere de, anayasaya da aykırıdır" diye konuştu.

Murat Özveri

Fotoğraf: Evrensel

“Temel haklar için işçilerin birleşmesiyle tehditler ve yasaklar aşılabilir”

Sendikaların sivil toplum örgütü değil, demokratik baskı grupları olduğuna değinen Özveri, "Grev yasaklı işletmelerde sendika işçilerin hakları için alternatif direniş yöntemlerini örgütler. İşçilerin birleşerek, siyasi ayağını da göz önünde bulundurarak yürüyeceği meşru mücadelenin önünde hiçbir kuvvet duramaz" ifadelerini kullandı. Aliağa'da dört bin işçinin aileleriyle birlikte, temel hakları için birleştiği zaman yüksek hakem tehdidini de grev yasağını da aşabileceklerini ekledi. Özveri ayrıca Toplu İş Sözleşmelerinde idari maddeler olarak ifade edilen maddelerin çalışma hayatının tümüne yönelik maddeler olarak önemsenmesi gerektiğinin altını çizdi.

“İşçilerin en geniş birliğini sağlayacak taleplerle mücadele edilmeli”

Türkiye'de tüm iktidarların yasaları işçi aleyhine, sermayenin çıkarlarını göz önünde bulundurarak hazırladığına vurgu yapan Özveri, "Mecliste işçi temsiliyeti her dönem önemli olmuştur. Bugün de 'barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli iş' diyerek meclisten ses yükseltmek, bu talebi görünür kılmak işçilerin hak alma mücadelesinde önemli bir adımdır ve bu talepler işçilerin en geniş birliğini sağlayacak taleplerdir. Türkiye'de ve dünyada bugün yalnız bir sömürü düzeni vardır demek yeterli değildir. Bugün artık bir yağma söz konusudur ve işçiler bu yağma karşısında tüm araçlarını etkili bir şekilde kullanarak mücadele etmelidir" şeklinde konuştu. (Evrensel)

Evrensel'i Takip Et